Yazarların ikilemi dediğim bir husus var. Yaratıcı olmalısınız, duygusal ve duyarlı olmalısınız. Ancak, bir yandan da disiplinli olmanız gerekiyor. Fakat yaratıcı ve duygusal yönünüz sizi disiplinli bir çalışma düzeninden uzaklaştırabilen özellikler.
Author: Neslihan Stamboli
Edebiyatçının görevi insanoğlunun durumunu anlatmaktır.
Edebiyatçı olmak çok zevkli, ancak zevkli olmasının yanısıra bazı görevler ve büyük bir sorumluluk yüklüyor omuzlarınıza.
Yaptığı araştırmanın derinliği, yazarın okuyucusuna saygısının göstergesidir.
Bir edebiyatçının – başka birçok özelliğinin yanı sıra – entellektüel açıdan meraklı biri olması gerekiyor. Araştırmayı, öğrenmeyi sevmesi şart. Hangi konuda yazarsa yazsın, (çok iyi bildiğini varsaydığı bir konuda bile!) mutlaka araştırması gereken ayrıntılar olacaktır. Hele hele, geçmiş zamanları, yaşamadığı bir coğrafyada, yaşamadığı dönemleri, derinlemesine bilmediği bir kültürü anlatmaya soyunduysa, bu araştırma süreci çok uzun sürebiliyor.
Gerçek bir hikaye mi, kurgu mu?
Kırık Rapsodi ve Rüya gerçeklerle rüyaların karıştığı bir anlatı. Zaman içinde silinmeye yüz tutmuş gerçek bir hikayenin hayallerimle beslenerek, biraz değiştirilmiş, biraz eklentiler, biraz kesintiler yapılmış bir izdüşümü. Kalbimde çok önemli bir yeri olan anneannemin ve büyükdayımın yaşamları var hikayenin özünde. Ancak yaşam öyküleri roman değil. Romanlaştırılabilmeleri için olay örgüsü haline getirilmeleri gerekiyor. Ve bunun için de bir yazarın hayal dünyasıyla beslenerek kurgulanmaları…
Özgürlük sorumluluklardan kaçarak elde edilemez.
Özgürlük sorumluluklardan kaçarak elde edilemez.
Kırık Rapsodi ve Rüya’da hikayenin ana teması özgürlük. Özgürlüğün sorumluluklardan kaçarak elde edilemeyeceği. Bedelini ödemeyi göze alamadığımız takdirde asla özgür olamayacağımız.
Gerçek ve kurgu arasında geçen bir hikâye yazmanın artısı eksisi
Gerçek ve kurgu arasında geçen bir hikâye yazmanın artısı eksisi
Böyle bir çalışmanın artı yönü şu oldu: Anlatıdaki ana temaya – özgürlük temasına – ek olarak gerçek/rüya, bilinç/bilinçaltı kavramlarını da irdelemek gibi bir hedefim vardı. Bu çalışma, hedefime ulaşmamı sağladı.
Devam romanının artıları, eksileri…
Devam romanlarının eksi yönü, iki kitap arasında belirli bir zaman geçtiği için, okuyucunun hikâyedeki ayrıntıları unutma olasılığı. Ancak bu eksi yönün, yazar için bir artı sayılabileceğini düşünüyorum.
Kırık Rapsodi ve Rüya’daki en can alıcı nokta …
Hikayede birden fazla kırılma noktası var. Gerek Alexandra’nın, gerek ağabeyi Karoly’un hayatındaki dönüm noktaları… İç çatışmalarını körükleyen travmalar… Ama bunların en önemlisi kız kardeşlerini kaybetmeleridir. O noktadan sonra Alexandra bir daha asla bütün olamayacağını, sanki benliğinin ikiye bölündüğünü hisseder. İkiz kız kardeşidir kaybettiği. Ve bundan sonra iç çatışması iyice güçlenerek onu bir açmaza doğru sürüklemeye başlar.
Mutlak bir gerçek olmadığını vurgulamaya çalışıyorum.
Tarafsız olup olmamak yazarın seçimidir. Ben tarafsız olmayı tercih ediyorum. Tek bir doğru, mutlak bir gerçek olmadığını ve farklı bakış açılarını anlamaya çalışmak gerektiğini vurguluyorum yazdıklarımda. Çünkü dünyada barışın bu yolla mümkün olduğunu düşünüyorum.









