SÖYLEŞİLER

Anasayfa » SÖYLEŞİLER
Yazarlık nasıl başladı?

Yazarlık nasıl başladı?

Yazar olabilmek için yaşam tecrübesi edinmem gerekti.

Kendimi bildim bileli yazar olmak istiyordum, diyemeyeceğim. Ancak kendimi bildim bileli bir şekilde kendimi ifade etmenin yollarını arayıp durdum, diyebilirim.

Macar yazar Sándor Márai şöyle diyor: “Sanatkar kişi istese de istemese de, ona itici güç veren yaratıcılığı kendini bir şekilde dışa vurur ve bazen eline bir kalem, bazen bir fırça, bazen de bir heykeltraş bıçağı tutuşturur.”

Bana neler ilham veriyor?

Bana neler ilham veriyor?

Kırık Rapsodi ve Rüya’ya ilham veren anneannem Erzsebet Kando Bayındırlı’nın suluboya tablolarından biri.

Kırık Rapsodi ve Rüya benim için duygusal bir yolculuktu.

Kırık Rapsodi ve Rüya benim için duygusal bir yolculuktu.

Kırık Rapsodi ve Rüya kurulan hayaller, bu hayallerin gerçekleştirilmesini engelleyen korkular, korkularının esiri olanlar, korkularının üstesinden gelip hayallerini gerçekleştirenlerle birlikte çıktığım duygusal bir yolculuk oldu benim için.

Yazmak yalnız bir süreç

Yazmak yalnız bir süreç

Yazmak her şeyden önce oldukça yalnız bir süreç. Bu başkalarına yazarlığın zor yanlarından biri gibi gelebilir. Ama bana pek o kadar zor gelmiyor. Bazen haftalarca kendimi, yarattığım, hayal ettiğim bir dünyaya gönüllü olarak hapsediyorum. Zaman zaman bu izolasyonun aylar bile sürdüğünü söyleyebilirim. Karakter olarak yalnızlığı sevmeniz lazım.

Yaptığı araştırmanın derinliği, yazarın okuyucusuna saygısının göstergesidir.

Yaptığı araştırmanın derinliği, yazarın okuyucusuna saygısının göstergesidir.

Bir edebiyatçının – başka birçok özelliğinin yanı sıra – entellektüel açıdan meraklı biri olması gerekiyor. Araştırmayı, öğrenmeyi sevmesi şart. Hangi konuda yazarsa yazsın, (çok iyi bildiğini varsaydığı bir konuda bile!) mutlaka araştırması gereken ayrıntılar olacaktır. Hele hele, geçmiş zamanları, yaşamadığı bir coğrafyada, yaşamadığı dönemleri, derinlemesine bilmediği bir kültürü anlatmaya soyunduysa, bu araştırma süreci çok uzun sürebiliyor.

Yazarların ikilemi: duygusallık x disiplin

Yazarların ikilemi: duygusallık x disiplin

Yazarların ikilemi dediğim bir husus var. Yaratıcı olmalısınız, duygusal ve duyarlı olmalısınız. Ancak, bir yandan da disiplinli olmanız gerekiyor. Fakat yaratıcı ve duygusal yönünüz sizi disiplinli bir çalışma düzeninden uzaklaştırabilen özellikler.

Gerçek bir hikaye mi, kurgu mu?

Gerçek bir hikaye mi, kurgu mu?

Kırık Rapsodi ve Rüya gerçeklerle rüyaların karıştığı bir anlatı. Zaman içinde silinmeye yüz tutmuş gerçek bir hikayenin hayallerimle beslenerek, biraz değiştirilmiş, biraz eklentiler, biraz kesintiler yapılmış bir izdüşümü. Kalbimde çok önemli bir yeri olan anneannemin ve büyükdayımın yaşamları var hikayenin özünde. Ancak yaşam öyküleri roman değil. Romanlaştırılabilmeleri için olay örgüsü haline getirilmeleri gerekiyor. Ve bunun için de bir yazarın hayal dünyasıyla beslenerek kurgulanmaları…

Özgürlük sorumluluklardan kaçarak elde edilemez.

Özgürlük sorumluluklardan kaçarak elde edilemez.

Özgürlük sorumluluklardan kaçarak elde edilemez.

Kırık Rapsodi ve Rüya’da hikayenin ana teması özgürlük. Özgürlüğün sorumluluklardan kaçarak elde edilemeyeceği. Bedelini ödemeyi göze alamadığımız takdirde asla özgür olamayacağımız.

Gerçek ve kurgu arasında geçen bir hikâye yazmanın artısı eksisi

Gerçek ve kurgu arasında geçen bir hikâye yazmanın artısı eksisi

Gerçek ve kurgu arasında geçen bir hikâye yazmanın artısı eksisi

Böyle bir çalışmanın artı yönü şu oldu: Anlatıdaki ana temaya – özgürlük temasına – ek olarak gerçek/rüya, bilinç/bilinçaltı kavramlarını da irdelemek gibi bir hedefim vardı. Bu çalışma, hedefime ulaşmamı sağladı.

Devam romanının artıları, eksileri…

Devam romanının artıları, eksileri…

Devam romanlarının eksi yönü, iki kitap arasında belirli bir zaman geçtiği için, okuyucunun hikâyedeki ayrıntıları unutma olasılığı. Ancak bu eksi yönün, yazar için bir artı sayılabileceğini düşünüyorum.

Bir roman okuyucusuna ne kazandırır?

Bir roman okuyucusuna ne kazandırır?

Bir roman okuyucusuna ne kazandırır?

Seneler süren araştırmalar ve çalışmalar sonucunda edinebileceğiniz bilgileri, bir tek roman okuyarak belki birkaç gün içinde belki birkaç hafta içinde öğrenivermek…

Kırık Rapsodi ve Rüya’daki en can alıcı nokta …

Kırık Rapsodi ve Rüya’daki en can alıcı nokta …

Hikayede birden fazla kırılma noktası var. Gerek Alexandra’nın, gerek ağabeyi Karoly’un hayatındaki dönüm noktaları… İç çatışmalarını körükleyen travmalar… Ama bunların en önemlisi kız kardeşlerini kaybetmeleridir. O noktadan sonra Alexandra bir daha asla bütün olamayacağını, sanki benliğinin ikiye bölündüğünü hisseder. İkiz kız kardeşidir kaybettiği. Ve bundan sonra iç çatışması iyice güçlenerek onu bir açmaza doğru sürüklemeye başlar.

Mutlak bir gerçek olmadığını vurgulamaya çalışıyorum.

Mutlak bir gerçek olmadığını vurgulamaya çalışıyorum.

Tarafsız olup olmamak yazarın seçimidir. Ben tarafsız olmayı tercih ediyorum. Tek bir doğru, mutlak bir gerçek olmadığını ve farklı bakış açılarını anlamaya çalışmak gerektiğini vurguluyorum yazdıklarımda. Çünkü dünyada barışın bu yolla mümkün olduğunu düşünüyorum.